| Moderator
Üyelik tarihi: Sep 2007 Nerden: Her an Her yer!!!!!
Mesajlar: 2.412
| Sayın Baykal:"Tartışılan konu türban değil laiklik" [26.01.2008] 
"Tartışılan konu türban değil laiklik" ;
Chp Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, artık maskeyi bir yana bırakarak gerçek kimliğiyle ortaya çıkma aşamasına geldiğini söyledi. Türban tartışması:
Partisinin İstanbul İl Kongresi'nde konuşan Baykal, türban tartışmalarına değindi ve "Cumhuriyet'i tehdit eden bir gelişme, nasıl oluyor da halktan böyle bir destek alıyor?" diye sordu.
Baykal, Türkiye'de tartışılan konunun "türban" olmadığını savunarak, "Tartıştığımız konu Türkiye Cumhuriyeti'nde laiklik anlayışı var olmaya devam edecek midir, etmeyecek midir? Konu budur" dedi.
Baykal, Türkiye'nin çok önemli bir dönemden geçtiğini, ekonomi, sosyal alan ve ulusal bütünlüğe yönelik yaşanan sorunların üstesinden gelinebileceğini söyledi.
CHP lideri, "Türkiye'yi tekrar bu coğrafyanın en güçlü dinamik ülkesi haline dönüştürürüz. Ama ulusal bütünlüğe yönelik bir takım tehlike arayışları içine giriyorlar. Etnik farklılaşmayı tahrik etmek istiyorlar, mezhep ayrışmasını gıdıklamak istiyorlar, ülkemizi bir bütün olmaktan çıkarmaya, bölük pörçük parçalı bir hale dönüştürmeye çalışıyorlar" dedi.
Baykal, "Dışarıdan bunu yapmak isteyenler var, içeride bunlara destek veren işbirlikçileri var. Bu çabaların iktidar tarafından yer yer bilinçli bilinçsiz desteklendiğini biliyoruz" diye konuştu.
Baykal, Türkiye'nin, "tamamına yakını Müslüman olan bir toplumun laik bir devlet düzeni içinde yaşamayı başardığı bir ülke olarak" dünyaya model olduğunu dile getirerek, "Türkiye, bunu dünyada gerçekleştiren tek ülkedir" dedi. Din ile siyaset ilişkisi :
Türkiye'de demokrasi ile İslamiyet arasındaki bütünleşmenin en ileri ölçüde gerçekleştirildiğini kaydeden Baykal, "Türkiye'yi bugünkü noktasına getiren ana unsur, bilinmelidir ki, bu toplumu hiçbir inanç, mezhep, din, etnik kimlik ayrımı yapmadan, Alevi, Sünni, Türk, Arap, Kürt, Çerkez, Gürcü demeden bütün insanlarını eşit vatandaş sayan Cumhuriyet anlayışıdır" dedi.
Deniz Baykal, Türkiye'nin bunu günümüze kadar sürdürmeyi iyi kötü başardığını belirterek, "Şimdi Türkiye'de tehlikeye girmeye başlayan ana konu bununla ilgilidir. Uzun süreden beri Türkiye'de din ile siyaset ilişkisinin nasıl yanlış kurgulandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Siyasi istismar, dinin siyasette istismarı, Türkiye'de yıllardan beri yaygın bir uygulama olmuştur. Bunun soncunda Türkiye'de çok tehlikeli açılımlar ortaya çıkmıştır" dedi.
Baykal, "Artık bunların yeni bir noktaya doğru yöneldiğini görüyoruz. Günümüzde yaşanan tartışmaları sakın ha, sıradan somut bir konu ile ilgili bir tartışma olarak algılamayın. Bazıları buna türban tartışması diyorlar, bazıları başka isimler kullanıyorlar. Bunların hiçbirisi kesinlikle doğru değildir" şeklinde konuştu.
CHP lideri Baykal ayrıca, "Birileri artık kendilerini yeterince güçlenmiş, palazlanmış, meydanı yeterince boşaltmış, istediklerini istedikleri gibi yapabilir hale geldiklerini düşünüyor olmalıdırlar. Zamanın geldiği anlayışı artık onların içinde şekillenmeye başlamıştır. Tartışılan budur. Türkiye'de bundan sonra laik bir Cumhuriyet'in devam edip etmeyeceği konusudur. Bunu açıkça böyle söylemeye henüz cesaret edemezler" dedi. Laiklik:
Baykal, "Hem laikliği Anayasa'nın değiştirilemez bir parçası olarak Anayasa'da koruyacaksınız hem de onun içinden laikliğin köküne kibrit suyu ekecek bir düzenlemeyi Anayasa ve laikliğin arkasından dolanarak milletin gözünü boyayacaksınız" dedi.
Baykal, Türkiye'nin, "İslam ve laiklik", 'Müslüman bir toplum laik bir devlet" güzelliğini ortadan kaldırmak için sistematik bir çabanın kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi.
Deniz Baykal, "Şimdi bu çabanın meyvesini alacakları en son noktaya gelmişlerdir. Bu doğrultuda bir düzenleme ile ilgili olarak açıkça çıkın, 'laiklik ilkesinden şikayetçiyiz' deyin. Kaldırın laiklik ilkesini, hukuk açısından da daha doğru olur, hukuka daha uygun olur. Açık ve dürüst olun, 'laikliğin günü doldu, bitti, artık laik olmak istemiyoruz' deyin ve çıkın gösterin bu cesareti" diye konuştu.
"Bu düzenlemenin Anayasa ile yapılması durumunda yükseköğretim ile sınırlı olmayacağı uyarısında bulunduklarını" anımsatan Baykal, "Siz Anayasal hak olarak Anayasanıza toplumun bir kesimine dini inancın gereği olarak inancını yansıtan bir kıyafete girmesi hakkını tanıdığınız anda bu toplumun her kesimi için kullanılması kaçınılmaz hale gelir" dedi.
"Dini inancın gereği olarak" üniversitelerdeki öğrencilerin başını örtmesine imkan sağlandığında, lisedeki, hatta ilkokuldaki öğrencilerinde bunu talep edeceğini" savunan Baykal, "tartışmanın laiklik ilkesinden kaynaklandığı" görüşünü dile getirdi. Demokrasi ve din:
Baykal, "demokrasi ve dinin kutsal kavramlar olduğunu, istismarlarının tehlikeli sonuçlar doğuracağını" ifade ederek, devletlerin başına en büyük felaketlerin bu iki kavramın istismarından geldiğini söyledi.
"Dinin en büyük istismarının Kerbela'da yapıldığını" kaydeden Baykal, "Din, inanç, İslamiyet adına yüce Peygamberin torunları insafsızca katledilmiştir. Bunlar oluyor, olmuş, olur... Geçmiş buna tanık" dedi.
CHP Lideri Baykal, demokrasinin, "karnı tok, sırtı pek, başı dik insanların rejimi olduğunu" savunarak, demokrasiyi, aşırı para kullanımı ile yüksek dini inançların siyasetin kriteri haline gelmesinin bozacağını söyledi.
"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 46.5 oyla yola çıkarak, uzun süre kamuoyunun belli kesimlerine aldatmayı, yanıltmayı, başardığı temel konularda artık maskeyi bir yana bırakarak gerçek kimliği ile ortaya çıkma aşamasına gelmiştir" görüşünü dile getiren Baykal, Cumhuriyet'i tehdit eden bu tür gelişmelere halkın destek vermesinin asıl ciddi sorun olduğuna işaret etti. CHP'nin inancı ve ruhuna sahip partililer...
"Türkiye'nin iyi günü varsa, o gün CHP'nin iyi günüdür. CHP için içinkötü olan Türkiye için de kötüdür. Türkiye'yi bu yolundan saptırmayakimsenin gücü yetmeyecektir. CHP'yi yolundan saptırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir" diyen Baykal, "Türkiye'yi bu yolundan saptırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. CHP'yi bu yolundan saptırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Kimse 'yüzde 46 oy aldık, Türkiye'yi de yıldırdık, iş dünyasını korkuttuk, medyayı susturduk, aydınları pıstırdık, sendikaları da konuşamaz hale getirdik, meydanlar bizim' diye düşünmesin tavsiye ederim" dedi. Kongreden notlar
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin kongrede yaptığı konuşmada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarını eleştirerek, "İlk hedefimiz yerel seçimlerde altı okun şanlı bayrağını İstanbul'a çekmek" dedi.
Sanatçılar Yavuz Bingöl, Gülay, Onur Akın, Hüseyin Turan, Cahit Berkay'ın seslendirdiği şarkıların ardından divan başkanlığına Mehmet Sevigen seçildi |