
KÝMYA TERÝMLERÝ SÖZLÜÐÜ
A
Adlandýrma. Element ve bileþiklerin kimyasal formül veya sembollerle, bazý sistematik yöntemlere göre adlarýnýn yazýlmasý.
Aktiflik. Reaksiyona girme kabiliyeti, elementlerin bileþik yapabilme eðilimleri.
Aktinitler. Aktinyum (57Ac) elementinden sonra gelen ve 4f orbitallerinin dolmasýyla oluþan 14 elementin oluþturduðu seri.
Alfa parçacýðý. Ýki proton ve iki nötrondan oluþan +2 yüklü helyum çekirdeði.
Alkali metal. 1A grubundaki hidrojen dýþýndaki metaller.
Allotrop. Fiziksel özellikleri ve kristallerinin uzayda diziliþleri birbirinden farklý olan ayný cins atomlar birbirinin allotropudur.
Amalgam. Civanýn diðer metaller ile oluþturduðu alaþýmlar.
Ametal. Metalik karakter göstermeyen periyodik tablonun sað tarafýndaki elementler. Atomlarý az sayýda elektron alarak anyon oluþturan elementler.
Amfoter oksit. Hem asitlerle hem bazlarla tepkime verebilen oksitler.
Anlamlý sayýlar. Doðru bir þekilde yapýlmýþ ölçümü ifade eden sayýlar.
Anyon. Negatif (–) yüklü iyon.
Asit. Suda çözündüðünde ortama hidrojen iyonlarý (H+) ya da hidronyum iyonlarý (H3O+) verebilen maddelerdir.
Asit oksit. Suda çözündüðünde ortama asit çözeltisi veren ya da baz veya bazik oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluþturan ametal oksitidir.
Aþýrý doymuþ çözelti. Belirli sýcaklýktaki doymuþ halinden geçici olarak daha fazla çözünen içeren çözelti.
Atmosfer basýncý. Atmosferdeki havanýn aðýrlýðýndan dolayý uyguladýðý açýk hava basýncý
1-Atmosfer basýncý. 76 cm (760 mm) yüksekliðindeki civa sutunun uyguladýðý basýnç.
Atom. Bir elementin tüm kimyasal özelliklerini gösteren en küçük parçasýdýr.
Atom–gram. Bir mol atomun kütlesidir.
Atom kütlesi. Bir atomun atomik kütle birimi cinsinden kütlesidir.
Atom numarasý (Z). Bir atomun çekirdeðindeki proton sayýsýoýr. Yada nötr bir atomda çekirdeðin etrafýndaki toplam elektronlarýn sayýsýna eþittir.
Atomik kütle birimi (a.k.b). Bir karbon (126C) atomunun kütlesinin tam olarak 1/12 sine eþittir.
Aufbau yöntemi. Elektronlar atomik orbitallere enerjileri en düþük olacak þekilde sýrasýyla yerleþirler. (Önce 1s, sonra 2s ve sonra 2p nin dolmalarý gibi)
Avogadro kanunu. Ayný sýcaklýk ve basýnçta bulunan tüm gazlarýn eþit sayýda molekülleri, eþit hacimdedir.
Avogadro sayýsý (NA). 126C elementinin 12 gramýndaki kesin atom sayýsýdýr. (6,02.1023 tane mol–1' e eþittir)
Ayýrtedici özellik. Maddeleri ayýrt etmek için kullanýlan özellik
Ayýrma. Karýþýmý oluþturan maddeleri fiziksel yöntemlerle ayrýþtýrma.
Ayrýmsal damýtma. Farklý sývýlardan oluþan bir karýþýmdaki sývýlarý kaynama noktalarý farkýndan yararlanarak ayýrma metodudur.
Ayrýmsal kristallendirme. Bir karýþýmý oluþturan bileþenleri çözünürlük farklarýndan yararlanarak birbirinden ayýrma metodudur.
Azeotrop. Sabit bir kaynama noktasý bulunan ve sývý ile buhar hallerindeki bileþimi ayný olan çözelti
B
Baðýl atom kütlesi. Standart kabül edilen bir elementin kütlesine göre kýyaslanarak bulunan atom kütlesi
Baðlanma enerjisi. Bir atomun çekirdeðindeki proton ve nötron gibi atom altý taneciklerini bir arada tutan enerjidir.
Barometre. Açýk hava basýncýný ölçmek için kullanýlan düzenek
Basýnç. Birim yüzeye uygulanan kuvvet
Baz. Suda çözünürken çözeltiye hidroksit (OH–) iyonlarý veren madde.
Bazik oksit. Suda çözündüðünde bazik çözelti oluþturan ya da asit ve asit oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluþturan metal oksitidir.
Belirleyici madde. Kimyasal reaksiyonda artan madde karþýsýnda tamamen tükenen madde.
Beta parçacýðý. Radyoaktif bir elementin çekirdeðindeki bir nötronun bir protona dönüþmesi ile açýða çýkan elektron
Bileþik. Ýki ya da daha fazla cins elementin belirli oranlarda birleþmesinden oluþan saf madde.
Bileþik oksit. Ayný katyonun farklý iki deðerlik aldýðý oksitlerinin biraraya gelmiþ hali. Örneðin; Fe3O4, (FeO.Fe2O3)
Bilimsel Yöntem. Bilimin geliþmesini saðlayan gözlem, deney ve kanunlarýn ve kuramlarýn formüle edilmesi etkinliklerinin bütünü.
Birinci iyonlaþma enerjisi. Gaz halindeki bir atomdan en gevþek tutulan elektronun uzaklaþtýrýlmasý için gereken minimum enerjidir.
Bombardýman. Bir atom çekirdeðine herhangi bir nükleer taneciðin gönderilmesi.
Boyle kanunu. Sabit sýcaklýktaki bir miktar gazýn hacmi ile basýncý ters orantýlýdýr.
Bozunma serisi. Radyoaktif bir izotopun basamak basamak çeþitli ýþýmalar yaparak bozunmasý ve sonunda kararlý bir izotopa dönüþmesi
Buharlaþma. Ortalama kinetik enerjisi fazla olan moleküllerin, sývý fazdan gaz fazýna geçmeleri.
Bunzen beki. Tasarýmý alman bilim adamý Robert Bunzen tarafýndan yapýlan ýsýtma aygýtý.
C - Ç
Celsius sýcaklýk cetveli. Buzun erime noktasýný 0°C ve suyun kaynama noktasýný 100°C olarak kabul eden sýcaklýk cetveli.
Charles kanunu. Sabit basýnç altýnda bir miktar gazýn, hacmi ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
Coulomb kuvvetleri. Ayný yüklü tanecikler arasýnda itme kuvveti veya zýt yüklü tanecikler arasýnda çekme kuvveti Coulomb kuvvetleri olarak adlandýrýlýr.
Çekirdek. Atomun merkezinde proton, nötron gibi benzer atom altý parçacýklar içeren, oldukça küçük ve yoðun, pozitif (+) yüklü bölge.
Çekirdek eþitliði. Radyoaktif bir reaksiyondaki deðiþiklikleri gösteren denklem.
Çekirdek reaksiyonu. Bir atomun çekirdeðinde meydana gelen deðiþmeler, Radyoaktif veya nükleer reaksiyonlar olarak da bilinir.
Çizgi spektrumu. Gaz veya gaz halindeki bir maddeden gelen ýþýklar bir prizmadan geçirilirse elde edilen görünür renkler arasýnda boþluklar vardýr. Bu tür devamlý olmayan spektrumlara çizgi spektrumu denir.
Çökelme. Bir çözeltide iki tuzun etkileþimi veya sýcaklýk deðiþiminin çözünürlüðe etkisi sonucu çözünmeyen katý bir bileþiðin oluþmasý.
Çökelme reaksiyonu. Sonucunda çökelti oluþan reaksiyonlardýr.
Çözelti. Ýki veya daha fazla maddeden oluþmuþ homojen karýþým.
Çözücü. Bir çözeltinin en fazla miktardaki bileþeni veya çözeltiye fiziksel halini veren bileþendir.
Çözünen. Bir çözeltinin miktar olarak az bulunan bileþenleri
Çözünürlük. Belirli bir sýcaklýkta sabit hacimdeki bir çözücüde doymuþ bir çözelti elde etmek için çözünen maddenin miktarý.
D
Dalga. Bir ortamda enerji taþýyan eðilim.
Dalga boyu. Birbirini takip eden iki dalga tepesi yada çukuru arasýndaki uzaklýk.
Dalton atom modeli. Atom maddenin en küçük yapýtaþý olup daha küçük parçalara bölünemez içi dolu bir küredir.
Dalton kanunu. Birbirleriyle reaksiyon vermeyen gazlarýn oluþturduðu karýþýmýn basýncý, karýþýmda bulunan gazlarýn kýsmi basýnçlarý toplamýna eþittir.
Damýtma. Bir sývýyý buharlaþtýrýp, oluþan buharýný yoðunlaþtýrarak ayrýþtýrma iþlemi.
d–bloku. Periyodik tablonun d–orbitallerinin dolmakta olduðu elementleri içeren bölümü.
Deðerlik elektronlarý. En büyük baþ kuvant um sayýsýna sahip elektron tabakasýnda bulunan elektronlar.
Denkleþtirilmiþ denklem. Ayný tip atomlarýn, denklemin her iki tarafýnda da ayný sayýda bulunduðu eþitlik.
Devamlý spektrum. Beyaz ýþýk bütün renkleri içerdiðinden bir prizmadan geçirilirse elde edilen renkler sürekli olur, yani birinin bitmek üzere olduðu anda öbürü baþlar. Renkler sýnýr bölgelerde iç içe girmiþ devamlý bantlar halindedir. Bu tür spektrumlara devamlý spektrumlar denir.
Deriþik çözelti. Göreceli olarak çok miktarda çözücü içeren çözelti.
Deriþim. Bir maddenin belirli miktardaki bir çözücü veya bir çözeltinin içindeki göreceli miktarý.
Dializ. Bir çözelti içerisindeki küçük iyon veya moleküllerin yarý geçirgen bir zardan geçmesi ve büyük iyon veya moleküllerin geçmemesi iþlemi.
Difüzyon. Bir gazýn havada veya baþka bir gaz içinde yayýlmasý.
Doðal radyoaktiflik. Atom numarasý 83’ten büyük olan elementlerin kendiliðinden çeþitli ýþýmalar yaparak yeni elementlere dönüþmesi
Donma. Sývý haldeki bir maddenin katý hale geçmesi
Doymamýþ çözelti. Belirli bir sýcaklýkta doymuþ halden daha az çözücü içeren çözelti.
Doymuþ çözelti. Belirli bir sýcaklýkta çözebileceði maksimum çözüneni içeren çözelti.
Dublet. Atomlarýn bileþik oluþtururken elektron alarak ya da vererek en dýþ enerji seviyelerindeki toplam elektron sayýsýnýn helyum gibi 2 olmasý hâlidir.
E
Efüzyon. Gaz moleküllerinin küçük bir delik aracýlýðýyla bir kaptan, daha düþük basýnçlý ortama yayýlmasý.
Ekzotermik reaksiyonlar. Dýþarýya ýsý vererek gerçekleþen reaksiyonlardýr.
Elektrolit. Sulu çözeltisi elektrik akýmýný ileten madde.
Elektrolit çözelti. Elektrik akýmýný ileten çözelti.
Elektrolit olmayan çözelti. Elektrik akýmýný iletmeyen çözelti.
Elektroliz. Bir maddenin sývýlaþtýrýlmýþ halinde ya da elektrolit çözeltisinde, elektrik akýmý yardýmý ile kendi bileþinlerine ayrýþtýrýlmasý
Elektron. Çekirdeðin etrafýndaki ihtimali orbitallerde hareket ettiðine inanýlan 1/1840 akb’lik bir kütleye sahip negatif (–) yüklü parçacýktýr.
Elektron daðýlýmý. Elementlerin atomlarýnda bulunan elektronlarýn, atomik orbitallerine düzenli bir þekilde yerleþimi
Elektronegatiflik. Bir molekül içerisindeki atomun elektronlarý kendine doðru göreceli çekme kabiliyeti.
Elektromanyetik spektrum. Elementler katý yada gaz halinde iken dýþarýdan yeterli miktarda alýrlarak, belli dalga boyýrýnda ýþýma yapmalarý.
Elektron ilgisi. Nötr bir atoma (gaz fazýnda) bir elektron eklenmesiyle meydana gelen ýsý deðiþimi. Bir atomun elektron alma eðiliminin ölçüsü.
Elektron yakalama. Çekirdeðe en yakýn bir enerji seviyesinden bir elektronun çekirdek tarafýndan yakalanmasýyla oluþan radyoaktif bozunma þekli
Element. Kimyasal metodlarla daha basit parçacýklara ayrýlamayan, ayný cins atomlardan meydana gelen en basit yapýdaki madde.
Endotermik reaksiyon. Dýþarýdan ýsý alarak gerçekleþen reaksiyonlardýr.
Enerji seviyesi. Çekirdek etrafýnda ayný enerjideki elektronlarýn bulunduðu yörüngelerdir.
Erime noktasý. Katý hâldeki maddenin sývý hâle geçtiði sýcaklýk noktasý.
F
f – bloku. Periyodik tabloda f orbitallerinin dolmakta olduðu elementlerin oluþturduðu küme.
Fahrenheit sýcaklýk cetveli. Buzun 32°F da eridiðini ve suyun 212 °F da kaynadýðýný kabul eden sýcaklýk cetveli.
Frekans. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga sayýsýdýr.
Fiziksel deðiþme. Maddenin fiziksel halinde meydana gelen deðiþmedir.
Fiziksel özellik. Erime noktasý, kaynama noktasý, renk, özkütle gibi maddenin iç yapýsýyla ilgili olmayan özelliklerdir.
Fizyon (Bölünme) reaksiyonu. Aðýr bir çekirdeðin daha küçük çekirdeklere dönüþmesi. Bu sýrada bir kaç nötron ile çok büyük miktarda enerji açýða çýkar.
Flüoresans. Bir maddenin kýsa dalga boylu radyasyon ile uyarýlmasý sonucu ýþýk yaymasý. Uyarýcý ortamdan uzaklaþtýrýldýðýnda ýþýk yayma iþlemi durur.
Formül. Bileþikteki elementlerin sembollerini ve bu bileþiðin bir molekülündeki atomlarýn kaçar tane olduðunu gösteren sayýlarý içeren basit ifadedir.
Formül–gram. Bir mol iyonik baðlý bileþiðin kütlesidir.
Fosforesans. Bir maddenin uyarýlmasý sonucu ortamdan uyarýcý kaldýrýlsa da bir süre daha ýþýma yapmasý.
Fotoelektrik olay. Bir metal üzerine düþürülen ýþýðýn, metal yüzeyinden elektron koparmasý olayýna denir.
Foton. Iþýk tanecið. Iþýk ýþýnýnýn enerjisi bu fotonlar içinde yoðunlaþmýþtýr.
Füzyon (Birleþme) reaksiyonu. Küçük atom çekirdeklerinin birleþerek daha büyük çekirdekler oluþturmasýdýr.
G
Gama ýþýmasý. Çeþitli radyoaktif ýþýmalar sonucu yüksek enerjili halde kalan bir çekirdeðin yaydýðý ve nüfus etme gücü yüksek olan elektromanyetik ýþýma.
Gay – Lussac kanunu. Sabit hacimli bir miktar gazýn basýncý ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
Gaz kanunlarý. Özel þartlar altýndaki gazlarýn davranýþlarýný inceleyen kanunlar.
Gaz sabiti (Rydberg sabiti). Ýdeal gaz denkleminde ve bazý diðer denklemlerde karþýlaþýlan sabit.
Geçiþ elementleri. Periyodik sistemin orta kýsmýnda bulunan ve bileþiklerinde, birden fazla deðerlik alabilen d orbitallerinin dolmasýyla oluþan B grubu elementleridir.
Gerçek Gaz. Davranýþý ideal gaz davranýþýndan farklý olan gaz.
Görünür spektrum. Dalga boyu yaklaþýk 390 nm ile 760 nm arasýnda bulunan ve elektromanyetik ýþýmanýn bütün görünen dalgalarýný içeren spektrumu.
Graham kanunu. Sabit sýcaklýkta bir gazýn difüzyon veya efüzyon hýzý, o gazýn öz kütlesinin karekökü ile ters orantýlýdýr.
Grup. Periyodik sistemdeki benzer kimyasal özelliðe sahip elementlerden oluþan dikey sütunlar.
Gay – Lussac kanunu. Sabit hacimli bir miktar gazýn basýncý ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
H
Hacim. Maddenin uzayda kapladýðý boþluk.
Halojenler. Tuz yapýcý anlamýna gelen ve periyodik tabloda, atomlarýnýn son yörüngelerinde yedi elektron bulunduran elementlerin oluþturduðu 7A grubu.
Heterojen karýþým. Her noktasýnda ayný özellik göstermeyen karýþýmlardýr.
Hýzlandýrýcý. Elektron, proton ve alfa parçacýðý gibi yüklü parçacýklara çok yüksek kinetik enerji kazandýran alet.
Hidrat. Kristal yapýsýnda belirli miktarlarda su molekülü içeren bileþiklerdir.
Homojen karýþým. Her noktasýnda ayný özellikleri gösteren karýþýmlardýr.
Hund kuralý. Eþ enerjili orbitallere (2px, 2py, 2pz gibi) elektronlarýn paralel spinli maksimum sayýda eþleþmemiþ elektron saðlayacak þekilde yerleþtirilmesi.
I – Ý
Iþýk hýzý. Bütün elektromanyetik dalgalarýn boþluk kabul edilen, maddeden arýnmýþ ve havasý boþaltýlmýþ ortamda 3·108 cm/s lik bir hýzla ile ilerleyiþi.
Iþýn tedavisi. Radyoaktif ýþýmanýn tedavi amacýyla kullanýmý, radyoterapi.
Ýç geçiþ elementleri. Periyodik sistemin alt kýsmýnda yer alan ve f orbitallerinin dolmasýyla oluþan elementler. Aktinitler ve lantanitler.
Ýdeal gazlar. Bütün basýnç deðerlerinde Boyle kanununa uyan gazlarý tanýmlar. Gerçek gazlar yüksek sýcaklýk ve düþük basýnçta ideal davranýþa yaklaþýr.
Ýndirgen. Kimyasal reaksiyonlarda kendisi yükseltgenerek karþýsýndakini indirgeyen madde.
Ýndirgenme. Elementlerin elektron olarak bir deðerlikten daha düþük deðerliklere geçmesi.
Ýyon. elektriksel yük taþýyan atom ya da atom gruplarý. Ýyonlaþma. Gaz halindeki bir atomun en uzak yörüngesindeki en zayýf tutulan elektronunun koparýlmasý iþlemine denir.
Ýyonik bað. Bir metal ile ametal arasýnda elektron alýþ–veriþi sonucunda oluþan bað türü.
Ýyonik bileþik. Atomlarý arasýnda iyonik bað içeren bileþikler.
Ýyonlaþma enerjisi. Gaz halindeki nötr bir atomun bir elektronun uzaklaþtýrýlmasý için gerekli minumum enerji.
Ýzoelektronik. Deðerlik elektron sayýlarý ayný olan atom veya iyon türleri.
Ýzoton. Nötron sayýlarý ayný proton sayýlarý farklý olan atomlar.
Ýzotop. Proton sayýlarý ayný nötron sayýlarý farklý ya da bir baþka deðiþle atom numarasý ayný, kütle numarasý farklý olan atomlar.
J – K
Javel suyu. NaOH çözeltisinden CI2 gazý geçirilerek elde edilen ve hipoklorit CIO– iyonlarý içeren çamaþýr suyu olarak kullanýlan aðartýcý madde.
Kaba formül. Bir bileþikteki elementlerin sadece cinsini ve oranýný belirten en basit formül.
Kademeli reaksiyon. Birden fazla reaksiyon basamaðýna sahip reaksiyonlar serisi.
Kalkojen. Filiz yapan 6A grubu elementleri.
Kararlý bileþik. Kolaylýkla bozunup, ayrýþmayan bileþik
Karýþým. Ýki ya da daha fazla maddenin geliþigüzel oranlarda, kimyasal özelliklerini yitirmeden oluþturduklarý madde.
Katý. Belirli kütle, hacim ve þekli olan içine girdiði kabýn þeklini almayan madde hali.
Katlý oranlar kanunu. Ýki element aralarýnda birden fazla bileþik oluþturuyorsa, birinin sabit tutulan miktarýna karþýlýk diðerinin deðiþken miktarlarý arasýnda küçük ve tamsayýlarla ifade edilen bir oran vardýr.
Katot ýþýn tüpü. Uçlarýnda metal elektrot bulunan ve içerisine düþük basýnçta gaz konulup elektronlara elektriksel gerilim uygulanmasýyla gaz örneðinin ýþýk yaymasýný saðlayan tüp.
Katyon. Pozitif (+) yüklü iyon
Kaynama. Bir sývýnýn buhar basýncýnýn, ortam basýncýna eþit olmasý.
Kaynama noktasý. Bir sývýnýn buhar basýncýnýn, açýk hava basýncýna eþit olduðu andaki sýcaklýk deðeri.
Kelvin sýcaklýk cetveli. Mutlak sýcaklýktýr. Moleküllerinin ortalama kinetik enerjilerine göre kullanýlan sýcaklýk cetveli.
Kýsmî basýnç. Bir gazýn, içinde bulunduðu karýþýmýn toplam basýncý içerisinde sahip olduðu basýnç. Bir gazýn karýþým içersinde tek baþýna uyguladýðý basýnç.
Kýzýl ötesi ýþýnlar. Dalga boyu 10–6 m ile 10–4 m arasýnda olan zayýf enerjili dalgalar.
Kimya. Maddelerin özellikleri ile maddeler arasý etkileþimleri inceleyen bilim dalý.
Kimyasal denklem. Kimyasal reaksiyon oluþumunu sembollerle gösteren denklem.
Kimyasal formül. Bileþiðin bileþimini kimyasal sembol ve rakamlar kullanarak gösterme þekli.
Kimyasal özellik. Maddenin iç yapýsýyla ilgili özellikler.
Kimyasal reaksiyon. Bir ya da daha fazla maddelerin bir veya birden fazla farklý maddelere dönüþtüren bir çeþit deðiþimlerdir. Kýsaca yeni oluþumlara sebebiyet verecek þekilde atomlarýn baþka diziliþlerini saðlayan iþlemler.
Kinetik teori. Gaz ve sývý moleküllerinin davranýþlarýný kuramsal olarak açýklayan teori.
Konsantrasyon. Çözeltide çözünmüþ olan göreceli madde miktarýdýr. Düþük konsantrasyonlu çözeltilere seyreltik, yüksek konsantrasyonlu çözeltilere deriþik çözelti denir.
Kontrol çubuðu. Nükleer bir reaktörün kalbine yerleþtirilen, zincirleme fizyon reaksiyonunu kontrol altýna almaya yarayan çubuk. Genellikle bor, kadmiyum veya zirkonyum gibi elementlerden yapýlýr ve ortamdaki nötronlarý soðurmak için kullanýlýr.
Kovalent bað. Ýki elektronun iki atom tarafýndan paylaþýlmasý ile oluþan bað.
Kovalent bileþikler. Atomlarý arasýnda kovalent bað içeren bileþikler.
Kritik kütle. Bir nükleer fizyon reaksiyonun kendiliðinden zincirleme olarak devam edebilmesi için gerekli olan nükleer yakýt kütlesi.
Kromatografi. Çözücü ve ayýrt edici ortam kullanarak çözünen madde karýþýmýný bileþenlerine ayýrma metodu.
Küresel simetri. Bir element atomunun deðerlik orbitallerinin tam ya da yarý dolu olma hali,
Kütle. Deðiþmeyen madde miktarý.
Kütlenin korunumu kanunu. Bir kimyasal reaksiyonda, reaksiyona giren maddelerin kütleleri toplamý, reaksiyon sonucu elde edilen ürünlerin kütleleri toplamýna eþittir.
L – M – N
Lewis yapýsý. Deðerlik elektronlarýnýn noktalarla gösterilmesi ile yazýlan formüller.
Ligand. Kompleks iyonlarda merkez atomu saran komþu gruplardan her biri.
Lantanitler. Lantanyum (89La) elementinden sonra gelen ve 5f orbitallerinin dolmasýyla oluþan 14 element.
Madde. Uzayda yer kaplayan kütlesi olan herþey.
Makroskobik. Çýplak gözle incelenebilen.Manome tre. Kapalý kaptaki gazlarýn basýncýný ölçmek için kullanýlan düzenek.
Metal. Kimyasal reaksiyonlarda pozitif deðerlik alan ve kendine has bir kakým özellikleri olan element.
Mikrodalgalar. Dalga boyu 10–8 ile 10–1m arasýnda bulunan düþük frekanslý dalgalar.
Mikroskobik. Mikroskop olmadan, çýplak gözle ölçülemeyen çok küçük yapýlar.
Mineral. Belli bir formülü olan doðada saf halde bulunan metal bileþiði.
Mol. 6,02·1023 adet tanecik, atom veya molekül.
Mol kesri. Bir gazýn mol sayýsýnýn, gazýn içinde bulunduðu karýþýmýn toplam mol sayýsýna oraný.
Molal donma noktasý azalmasý sabiti. Bir molal parçaçýk içeren çözücünün donma noktasýndaki azalma miktarý.
Molal kaynama noktasý yükselmesi sabiti. Bir molal parçaçýk içeren çözücünün kaynama noktasýndaki artma miktarý.
Molalite. Bir kilogram çözücü içerisinde çözünmüþ maddenin mol sayýsý.
Molarite. Bir litrede çözeltide çözünmüþ olan maddenin mol sayýsý.
Molar hacim. 1 mol maddenin kapladýðý hacim.
Molar kütle. 1 mol atom veya molekülün gram cinsinden aðýrlýðý.
Molekül. Bileþiði oluþturan en küçük yapý.
Molekül formülü. Molekülü oluþturan atomlarýn sayýsýný tam olarak gösteren formül.
Molekül–gram. Bir mol kovalent baðlý bileþiðin kütlesi.
Molekül kütlesi. Bir moleküldeki atomlarýn akb cinsinden toplam kütlesi.
Mor ötesi ýþýnlar. Dalga boyu 10–8 m ile 10–10 m arasýnda olan yüksek enerjili dalgalar
Net iyon denklemi. Kimyasal reaksiyonda sadece rol alan iyonlarýn gösterildiði bir kimyasal denklem.
Normal kaynama noktasý. Deniz seviyesindeki bir sývýnýn buhar basýncýnýn, açýk hava basýncýna (760 mmHg) eþit olduðu andaki sýcaklýk deðeri.
Normalite. Bir litre çözeltide çözünmüþ maddenin eþdeðer-gram sayýsý.
NÞA. Sýcaklýðýn 0°C ve basýncýn 1 atm olan durum.
Nötr oksit. Ametallerin oksijence fakir olan oksitleridir.
Nötron. Atomun çekirdeðinde bulunan ve kütlesi yaklaþýk 1 akb olan yüksüz tanecik.
Nötürleþme reaksiyonu. Asitlerle, bazlar arasýnda oluþan reaksiyonlar.
Nükleer enerji. Radyoaktif reaksiyonlar sonucu açýða çýkan enerji, atom enerjsi.
Nükleer reaktör. Ýçerisinde nükleer fizyon reaksiyonunun kontrollü bir þekilde gerçekleþtirildiði sistem.
Nükleer yakýt. Nükleer reaktörde enerji üretmek için kullanýlan bölünebilen izotoplarý içeren madde.
Nükleon. Proton ve nötron gibi atom çekirdeðini oluþturan temel parçacýklar.
O – Ö - P
Oksi asit. Yapýsýnda oksijen bulunduran asitler.
Oksidasyon sayýsý. Bileþikteki bir atomun deðerliði, bir elementin yükü.
Oksit. Oksijenin soygazlar ve flor haricindeki elementlerle yaptýðý bileþikler.
Ortalama serbest yol. Bir gaz molekülünün ortalama olarak iki çarpýþma arasýnda aldýðý yol.
Oktet. Bir atomun en dýþ enerji seviyesindeki elektron sayýsýnýn 8 olmasý hali.
Orbital. Çekirdeðin etrafýnda dönen elektronlarýn bulunma ihtimali en yüksek olduðu bölgeleri ve elektronlarýn hareketini belirleyen matematiksel dalga denklemi.
Ozmos. Bir çözücünün yarý geçirgen bir zardan daha deriþik bir çözeltiye geçmesi.
p–bloku. Periyodik tabloda p–orbitallerinin dolmakta olduðu elementler grubu.
Pauli prensibi. Bir atomda dört quantum sayýlarda birbirinin tamamen ayný olan iki elektron bulunamaz.
Periyot. Periyodik sistemdeki yatay sýralar.Periyodik tablo. Kimyasal ve fiziksel özellikleri göz önünde tutularak elementlerin atom numaralarýna göre sýralanýþýný gösteren çizelge.
Peroksit. O2–2 iyonu içeren oksit bileþikleridir.
Plazma. Gaz fazýndaki atomlarýn çok yüksek sýcaklýklarda iyonlaþarak çekirdek ve elektronlarýna ayrýþmasý sonucu oluþan akýþkan madde.
R – S – T
Proton. Atomun çekirdeðinde bulunan kütlesi 1 akb lik +1 yüklü atom altý parçacýklarý.
Pozitron parçacýðý. Radyoaktif bir elementin çekirdeðindeki bir protonun bir nötrona dönüþmesi ile açýða çýkan pozitif yüklü elektron.
Radyasyon. Enerjinin elektromanyetik dalgalar ya da parçacýklar halinde yayýlmasý.
Radyoaktiflik. Çekirdeðinin kararsýzlýðýndan dolayý bir atomun kendiliðinden, sürekli olarak çeþitli ýþýmalar yaparak enerji yaymasý.
Radyoaktif izleyici. Biyolojik ve kimyasal süreçlerin izlenmesinde kullanýlan radyoaktif özelliðe sahip izotoplar.
Radyoaktif olay. Atomun çekirdeðinde meydana gelen herhangi bir deðiþiklik.
Radyoaktif serpinti. Bir nükleer patlama sonucu atmosfere yayýlan radyoaktif atýklarýn rüzgar ya da yaðmurla tekrar yeryüzüne inmesi.
Radyografi. X ya da gama ýþýmasý yardýmý ile film ya da duyarlý plaka üzerinde görüntü elde etme yöntemi.
Radyoizotop. Bir elementin radyoaktif özellik gösteren izotoplarý.
Raoult Kanunu. Çözeltinin uçucu olan bir bileþieninin buhar basýncý, bu bileþenin mol kesri ile saf sývýsýnýn buhar basýncý çarpýmýna eþittir.
Rutherford atom modeli. Atomun çekirdeðinde proton bulunup, çekirdeðin etrafýnda týpký güneþ sistemindeki gezegenler gibi dönen elektronlar mevcuttur.
s–bloku. Periyodik tablonun sol tarafýnda metal atomlarýn oluþturduðu blok.
Sabit. Bir fiziksel niceliðe ait deðiþmez deðer. Örneðin : Iþýk hýzý ve Avogadro sayýsý birer sabittir.
Sabit oranlar kanunu. Herhangi bir bileþiði oluþturan maddelerin kütleleri arasýnda daima sabit bir oran vardýr.
Sert su. Sabun ile köpük oluþturmayan su. Eðer su içerisinde sertliðe sebep olan HCO3– iyonu ve buna baðlý katyonlar var ise bu tür sulara geçici sertliðe sahip sular denir. Eðer sertliðe HCO3– den baþka (SO4–2 gibi) iyonlar sebep oluyorsa böyle sulara kalýcý sertliðe sahip sular denir.
Seyreltik çözelti. Göreceli olarak az miktarda çözünen içeren çözelti.
Seyreltme. Bir çözeltinin konsantrasyonunun, çözeltiye çözücü eklemek sureti ile azalmasý.
Sýcaklýk. Termal iliþki içindeki maddeler arasýnda meydana gelen ýsý akýþýný tanýmlayan fiziksel özellik.
Sývý. Maddenin hali. Kütlesi ve hacmi belli olan fakat belirli bir þekli olamayan maddedir. Bu yüzden içine konulduðu kabýn þeklini alýr.
Sývý basýncý. Sývý tarafýndan birim yüzeye uygulanan basýnç.
Sývý – buhar basýncý. Buhar fazýna geçen, sývý moleküllerinin uyguladýðý basýnç.Sývý – buhar dengesi. Bir sývýdaki moleküllerin sývý fazdan, gaz fazýna geçme (buharlaþma) hýzlarý ile gaz fazýndan, sývý fazýna geçme hýzlarýnýn (yoðunlaþma) eþit olmasý hâli..
Standart sýcaklýk ve basýnç. 273,15 K veya 0°C ve 101,33 kPa veya 1 atm (760 mmHg).
Stokiyometri. Kimyasal reaksiyonlardaki giren maddelerle, ürünler arasýndaki kütle iliþkileri.
Soðutma etkisi. Buharlaþma olan ortamda, ortalama kinetik enerjileri fazla olan moleküllerin sývýdan, gaz fazýna geçmelerinden dolayý ortamýn kinetik enejisinin azalmasý yani ortamýn soðumasý.
Soygaz. Kimyasal reaksiyonlara karþý ilgisiz elementler. Periyodik tablodaki 8A grubu elementleri.Ýnert veya asal gaz olarakta bilinirler.
Sulu çözelti. Çözücüsünün su olduðu çözelti.
Temel hâl. Bir atomun bütün elektronlarýnýn en düþük enerjili haline sahip olduðu durumdaki elektron daðýlýmý.
Termokimya. Kimyasal reaksiyonlardaki ýsý deðiþimini inceleyen kimya bilimi.
Thomson atom modeli. Atom bir küre þeklinde olup, içerisinde protonlar ve elektronlar rast gele yerlere,týpký kekin içerisindeki üzüm gibi daðýlmýþ halde bulunurlar.
Toprak alkali metaller. Periyodik tablonun 2A grubunda bulunan metaller.
Transuranyum elementleri. Atom numarasý 92 den (Uranyum elementinin atom numarasýndan ) büyük olan elementler.
Tuz. Asitlerle, bazlarýn reaksiyonu sonucu oluþan ürün.
U – Ü – V – Y – Z
Uçucu sývý. Moleküller arasýnda çekim kuvveti ve kaynama noktasý düþük , buna karþýlýk buhar basýncý yüksek olan sývý.
Uçucu olmayan sývý. Moleküller arasýnda çekim kuvveti ve kaynama noktasý yüksek, buna karþýlýk buhar basýncý düþük olan sývý.
Uyarýlmýþ hâl. Temel haldeki bir elektronun, dýþarýdan enerji verilerek daha kararsýz olan bir dýþ yörüngeye çýkarýlmasý hâli.
Ürün. Kimyasal reaksiyon sonucu oluþan maddeler.
Yanma. Isý ve ýþýk yayan reaksiyondur. Genelde organik maddelerin havadaki oksijenle reaksiyona girerek karbondioksit ve su oluþturduðu reaksiyonlara yanma reaksiyonu denir.
Yapay radyoaktiflik. Radyoaktif olmayan bir çekirdeðin yüksek enerjiye sahip çeþitli tanecikler ile bobardýmaný sonucu kararsýz hale getirilmesi.
Yoðunlaþma. Ortalama kinetik enerjileri düþük olan gaz fazýndaki moleküllerin sývý fazýna geçmeleri.
Yük. Nötr bir yapý olan atomdan, elektron uzaklaþtýrarak ya da elektron ilave ederek oluþturulan elektrik miktarý.
Yükseltgen. Kimyasal reaksiyonlarda elektron alarak (indirgenerek) karþýsýndakini yükseltgeyen madde.
Yükseltgenme. Elementlerin elektron vererek bir deðerlikten daha yüksek deðerliklere geçmesi.
Yükseltgenme basamaðý. Bir elementin elektron alarak veya elektron vererek aldýðý deðerlik, elektriksel yük.
Yükseltgenme reaksiyonu. Elementlerin, oksijenle yaptýðý reaksiyon.
Yüzey gerilimi. Moleküller arasý çekim kuvvetinden dolayý sývýnýn yüzeyinde oluþan kuvvet.
Yüzde kütle. Bir elementin, 100 gram bileþiðindeki kütlesi.
Yüzde Verimi. Bir kimyasal tepkimeden elde edilen ürünün, ayný tepkimeden kuramsal olarak elde edilebilecek ürün miktarýna bölünerek bulunan ve yüzde ile ifade edilen miktarý.
Zincirleme reaksiyon. Nükleer fizyon reaksiyonundan 235U gibi bölünebilen çekirdeklerin nötron kaparak yeni çekirdeklere bölünmesi ve daha fazla sayýda nötron oluþturmasý. Oluþan bu yeni nötronlar sayesinde reaksiyon büyüyerek ilerler.KÝMYA TERÝMLERÝ SÖZLÜÐÜ
A
Adlandýrma. Element ve bileþiklerin kimyasal formül veya sembollerle, bazý sistematik yöntemlere göre adlarýnýn yazýlmasý.
Aktiflik. Reaksiyona girme kabiliyeti, elementlerin bileþik yapabilme eðilimleri.
Aktinitler. Aktinyum (57Ac) elementinden sonra gelen ve 4f orbitallerinin dolmasýyla oluþan 14 elementin oluþturduðu seri.
Alfa parçacýðý. Ýki proton ve iki nötrondan oluþan +2 yüklü helyum çekirdeði.
Alkali metal. 1A grubundaki hidrojen dýþýndaki metaller.
Allotrop. Fiziksel özellikleri ve kristallerinin uzayda diziliþleri birbirinden farklý olan ayný cins atomlar birbirinin allotropudur.
Amalgam. Civanýn diðer metaller ile oluþturduðu alaþýmlar.
Ametal. Metalik karakter göstermeyen periyodik tablonun sað tarafýndaki elementler. Atomlarý az sayýda elektron alarak anyon oluþturan elementler.
Amfoter oksit. Hem asitlerle hem bazlarla tepkime verebilen oksitler.
Anlamlý sayýlar. Doðru bir þekilde yapýlmýþ ölçümü ifade eden sayýlar.
Anyon. Negatif (–) yüklü iyon.
Asit. Suda çözündüðünde ortama hidrojen iyonlarý (H+) ya da hidronyum iyonlarý (H3O+) verebilen maddelerdir.
Asit oksit. Suda çözündüðünde ortama asit çözeltisi veren ya da baz veya bazik oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluþturan ametal oksitidir.
Aþýrý doymuþ çözelti. Belirli sýcaklýktaki doymuþ halinden geçici olarak daha fazla çözünen içeren çözelti.
Atmosfer basýncý. Atmosferdeki havanýn aðýrlýðýndan dolayý uyguladýðý açýk hava basýncý
1-Atmosfer basýncý. 76 cm (760 mm) yüksekliðindeki civa sutunun uyguladýðý basýnç.
Atom. Bir elementin tüm kimyasal özelliklerini gösteren en küçük parçasýdýr.
Atom–gram. Bir mol atomun kütlesidir.
Atom kütlesi. Bir atomun atomik kütle birimi cinsinden kütlesidir.
Atom numarasý (Z). Bir atomun çekirdeðindeki proton sayýsýoýr. Yada nötr bir atomda çekirdeðin etrafýndaki toplam elektronlarýn sayýsýna eþittir.
Atomik kütle birimi (a.k.b). Bir karbon (126C) atomunun kütlesinin tam olarak 1/12 sine eþittir.
Aufbau yöntemi. Elektronlar atomik orbitallere enerjileri en düþük olacak þekilde sýrasýyla yerleþirler. (Önce 1s, sonra 2s ve sonra 2p nin dolmalarý gibi)
Avogadro kanunu. Ayný sýcaklýk ve basýnçta bulunan tüm gazlarýn eþit sayýda molekülleri, eþit hacimdedir.
Avogadro sayýsý (NA). 126C elementinin 12 gramýndaki kesin atom sayýsýdýr. (6,02.1023 tane mol–1' e eþittir)
Ayýrtedici özellik. Maddeleri ayýrt etmek için kullanýlan özellik
Ayýrma. Karýþýmý oluþturan maddeleri fiziksel yöntemlerle ayrýþtýrma.
Ayrýmsal damýtma. Farklý sývýlardan oluþan bir karýþýmdaki sývýlarý kaynama noktalarý farkýndan yararlanarak ayýrma metodudur.
Ayrýmsal kristallendirme. Bir karýþýmý oluþturan bileþenleri çözünürlük farklarýndan yararlanarak birbirinden ayýrma metodudur.
Azeotrop. Sabit bir kaynama noktasý bulunan ve sývý ile buhar hallerindeki bileþimi ayný olan çözelti
B
Baðýl atom kütlesi. Standart kabül edilen bir elementin kütlesine göre kýyaslanarak bulunan atom kütlesi
Baðlanma enerjisi. Bir atomun çekirdeðindeki proton ve nötron gibi atom altý taneciklerini bir arada tutan enerjidir.
Barometre. Açýk hava basýncýný ölçmek için kullanýlan düzenek
Basýnç. Birim yüzeye uygulanan kuvvet
Baz. Suda çözünürken çözeltiye hidroksit (OH–) iyonlarý veren madde.
Bazik oksit. Suda çözündüðünde bazik çözelti oluþturan ya da asit ve asit oksitlerle reaksiyona girerek tuz oluþturan metal oksitidir.
Belirleyici madde. Kimyasal reaksiyonda artan madde karþýsýnda tamamen tükenen madde.
Beta parçacýðý. Radyoaktif bir elementin çekirdeðindeki bir nötronun bir protona dönüþmesi ile açýða çýkan elektron
Bileþik. Ýki ya da daha fazla cins elementin belirli oranlarda birleþmesinden oluþan saf madde.
Bileþik oksit. Ayný katyonun farklý iki deðerlik aldýðý oksitlerinin biraraya gelmiþ hali. Örneðin; Fe3O4, (FeO.Fe2O3)
Bilimsel Yöntem. Bilimin geliþmesini saðlayan gözlem, deney ve kanunlarýn ve kuramlarýn formüle edilmesi etkinliklerinin bütünü.
Birinci iyonlaþma enerjisi. Gaz halindeki bir atomdan en gevþek tutulan elektronun uzaklaþtýrýlmasý için gereken minimum enerjidir.
Bombardýman. Bir atom çekirdeðine herhangi bir nükleer taneciðin gönderilmesi.
Boyle kanunu. Sabit sýcaklýktaki bir miktar gazýn hacmi ile basýncý ters orantýlýdýr.
Bozunma serisi. Radyoaktif bir izotopun basamak basamak çeþitli ýþýmalar yaparak bozunmasý ve sonunda kararlý bir izotopa dönüþmesi
Buharlaþma. Ortalama kinetik enerjisi fazla olan moleküllerin, sývý fazdan gaz fazýna geçmeleri.
Bunzen beki. Tasarýmý alman bilim adamý Robert Bunzen tarafýndan yapýlan ýsýtma aygýtý.
C - Ç
Celsius sýcaklýk cetveli. Buzun erime noktasýný 0°C ve suyun kaynama noktasýný 100°C olarak kabul eden sýcaklýk cetveli.
Charles kanunu. Sabit basýnç altýnda bir miktar gazýn, hacmi ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
Coulomb kuvvetleri. Ayný yüklü tanecikler arasýnda itme kuvveti veya zýt yüklü tanecikler arasýnda çekme kuvveti Coulomb kuvvetleri olarak adlandýrýlýr.
Çekirdek. Atomun merkezinde proton, nötron gibi benzer atom altý parçacýklar içeren, oldukça küçük ve yoðun, pozitif (+) yüklü bölge.
Çekirdek eþitliði. Radyoaktif bir reaksiyondaki deðiþiklikleri gösteren denklem.
Çekirdek reaksiyonu. Bir atomun çekirdeðinde meydana gelen deðiþmeler, Radyoaktif veya nükleer reaksiyonlar olarak da bilinir.
Çizgi spektrumu. Gaz veya gaz halindeki bir maddeden gelen ýþýklar bir prizmadan geçirilirse elde edilen görünür renkler arasýnda boþluklar vardýr. Bu tür devamlý olmayan spektrumlara çizgi spektrumu denir.
Çökelme. Bir çözeltide iki tuzun etkileþimi veya sýcaklýk deðiþiminin çözünürlüðe etkisi sonucu çözünmeyen katý bir bileþiðin oluþmasý.
Çökelme reaksiyonu. Sonucunda çökelti oluþan reaksiyonlardýr.
Çözelti. Ýki veya daha fazla maddeden oluþmuþ homojen karýþým.
Çözücü. Bir çözeltinin en fazla miktardaki bileþeni veya çözeltiye fiziksel halini veren bileþendir.
Çözünen. Bir çözeltinin miktar olarak az bulunan bileþenleri
Çözünürlük. Belirli bir sýcaklýkta sabit hacimdeki bir çözücüde doymuþ bir çözelti elde etmek için çözünen maddenin miktarý.
D
Dalga. Bir ortamda enerji taþýyan eðilim.
Dalga boyu. Birbirini takip eden iki dalga tepesi yada çukuru arasýndaki uzaklýk.
Dalton atom modeli. Atom maddenin en küçük yapýtaþý olup daha küçük parçalara bölünemez içi dolu bir küredir.
Dalton kanunu. Birbirleriyle reaksiyon vermeyen gazlarýn oluþturduðu karýþýmýn basýncý, karýþýmda bulunan gazlarýn kýsmi basýnçlarý toplamýna eþittir.
Damýtma. Bir sývýyý buharlaþtýrýp, oluþan buharýný yoðunlaþtýrarak ayrýþtýrma iþlemi.
d–bloku. Periyodik tablonun d–orbitallerinin dolmakta olduðu elementleri içeren bölümü.
Deðerlik elektronlarý. En büyük baþ kuvant um sayýsýna sahip elektron tabakasýnda bulunan elektronlar.
Denkleþtirilmiþ denklem. Ayný tip atomlarýn, denklemin her iki tarafýnda da ayný sayýda bulunduðu eþitlik.
Devamlý spektrum. Beyaz ýþýk bütün renkleri içerdiðinden bir prizmadan geçirilirse elde edilen renkler sürekli olur, yani birinin bitmek üzere olduðu anda öbürü baþlar. Renkler sýnýr bölgelerde iç içe girmiþ devamlý bantlar halindedir. Bu tür spektrumlara devamlý spektrumlar denir.
Deriþik çözelti. Göreceli olarak çok miktarda çözücü içeren çözelti.
Deriþim. Bir maddenin belirli miktardaki bir çözücü veya bir çözeltinin içindeki göreceli miktarý.
Dializ. Bir çözelti içerisindeki küçük iyon veya moleküllerin yarý geçirgen bir zardan geçmesi ve büyük iyon veya moleküllerin geçmemesi iþlemi.
Difüzyon. Bir gazýn havada veya baþka bir gaz içinde yayýlmasý.
Doðal radyoaktiflik. Atom numarasý 83’ten büyük olan elementlerin kendiliðinden çeþitli ýþýmalar yaparak yeni elementlere dönüþmesi
Donma. Sývý haldeki bir maddenin katý hale geçmesi
Doymamýþ çözelti. Belirli bir sýcaklýkta doymuþ halden daha az çözücü içeren çözelti.
Doymuþ çözelti. Belirli bir sýcaklýkta çözebileceði maksimum çözüneni içeren çözelti.
Dublet. Atomlarýn bileþik oluþtururken elektron alarak ya da vererek en dýþ enerji seviyelerindeki toplam elektron sayýsýnýn helyum gibi 2 olmasý hâlidir.
E
Efüzyon. Gaz moleküllerinin küçük bir delik aracýlýðýyla bir kaptan, daha düþük basýnçlý ortama yayýlmasý.
Ekzotermik reaksiyonlar. Dýþarýya ýsý vererek gerçekleþen reaksiyonlardýr.
Elektrolit. Sulu çözeltisi elektrik akýmýný ileten madde.
Elektrolit çözelti. Elektrik akýmýný ileten çözelti.
Elektrolit olmayan çözelti. Elektrik akýmýný iletmeyen çözelti.
Elektroliz. Bir maddenin sývýlaþtýrýlmýþ halinde ya da elektrolit çözeltisinde, elektrik akýmý yardýmý ile kendi bileþinlerine ayrýþtýrýlmasý
Elektron. Çekirdeðin etrafýndaki ihtimali orbitallerde hareket ettiðine inanýlan 1/1840 akb’lik bir kütleye sahip negatif (–) yüklü parçacýktýr.
Elektron daðýlýmý. Elementlerin atomlarýnda bulunan elektronlarýn, atomik orbitallerine düzenli bir þekilde yerleþimi
Elektronegatiflik. Bir molekül içerisindeki atomun elektronlarý kendine doðru göreceli çekme kabiliyeti.
Elektromanyetik spektrum. Elementler katý yada gaz halinde iken dýþarýdan yeterli miktarda alýrlarak, belli dalga boyýrýnda ýþýma yapmalarý.
Elektron ilgisi. Nötr bir atoma (gaz fazýnda) bir elektron eklenmesiyle meydana gelen ýsý deðiþimi. Bir atomun elektron alma eðiliminin ölçüsü.
Elektron yakalama. Çekirdeðe en yakýn bir enerji seviyesinden bir elektronun çekirdek tarafýndan yakalanmasýyla oluþan radyoaktif bozunma þekli
Element. Kimyasal metodlarla daha basit parçacýklara ayrýlamayan, ayný cins atomlardan meydana gelen en basit yapýdaki madde.
Endotermik reaksiyon. Dýþarýdan ýsý alarak gerçekleþen reaksiyonlardýr.
Enerji seviyesi. Çekirdek etrafýnda ayný enerjideki elektronlarýn bulunduðu yörüngelerdir.
Erime noktasý. Katý hâldeki maddenin sývý hâle geçtiði sýcaklýk noktasý.
F
f – bloku. Periyodik tabloda f orbitallerinin dolmakta olduðu elementlerin oluþturduðu küme.
Fahrenheit sýcaklýk cetveli. Buzun 32°F da eridiðini ve suyun 212 °F da kaynadýðýný kabul eden sýcaklýk cetveli.
Frekans. Belirli bir noktada birim zamanda (saniyede) geçen dalga sayýsýdýr.
Fiziksel deðiþme. Maddenin fiziksel halinde meydana gelen deðiþmedir.
Fiziksel özellik. Erime noktasý, kaynama noktasý, renk, özkütle gibi maddenin iç yapýsýyla ilgili olmayan özelliklerdir.
Fizyon (Bölünme) reaksiyonu. Aðýr bir çekirdeðin daha küçük çekirdeklere dönüþmesi. Bu sýrada bir kaç nötron ile çok büyük miktarda enerji açýða çýkar.
Flüoresans. Bir maddenin kýsa dalga boylu radyasyon ile uyarýlmasý sonucu ýþýk yaymasý. Uyarýcý ortamdan uzaklaþtýrýldýðýnda ýþýk yayma iþlemi durur.
Formül. Bileþikteki elementlerin sembollerini ve bu bileþiðin bir molekülündeki atomlarýn kaçar tane olduðunu gösteren sayýlarý içeren basit ifadedir.
Formül–gram. Bir mol iyonik baðlý bileþiðin kütlesidir.
Fosforesans. Bir maddenin uyarýlmasý sonucu ortamdan uyarýcý kaldýrýlsa da bir süre daha ýþýma yapmasý.
Fotoelektrik olay. Bir metal üzerine düþürülen ýþýðýn, metal yüzeyinden elektron koparmasý olayýna denir.
Foton. Iþýk tanecið. Iþýk ýþýnýnýn enerjisi bu fotonlar içinde yoðunlaþmýþtýr.
Füzyon (Birleþme) reaksiyonu. Küçük atom çekirdeklerinin birleþerek daha büyük çekirdekler oluþturmasýdýr.
G
Gama ýþýmasý. Çeþitli radyoaktif ýþýmalar sonucu yüksek enerjili halde kalan bir çekirdeðin yaydýðý ve nüfus etme gücü yüksek olan elektromanyetik ýþýma.
Gay – Lussac kanunu. Sabit hacimli bir miktar gazýn basýncý ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
Gaz kanunlarý. Özel þartlar altýndaki gazlarýn davranýþlarýný inceleyen kanunlar.
Gaz sabiti (Rydberg sabiti). Ýdeal gaz denkleminde ve bazý diðer denklemlerde karþýlaþýlan sabit.
Geçiþ elementleri. Periyodik sistemin orta kýsmýnda bulunan ve bileþiklerinde, birden fazla deðerlik alabilen d orbitallerinin dolmasýyla oluþan B grubu elementleridir.
Gerçek Gaz. Davranýþý ideal gaz davranýþýndan farklý olan gaz.
Görünür spektrum. Dalga boyu yaklaþýk 390 nm ile 760 nm arasýnda bulunan ve elektromanyetik ýþýmanýn bütün görünen dalgalarýný içeren spektrumu.
Graham kanunu. Sabit sýcaklýkta bir gazýn difüzyon veya efüzyon hýzý, o gazýn öz kütlesinin karekökü ile ters orantýlýdýr.
Grup. Periyodik sistemdeki benzer kimyasal özelliðe sahip elementlerden oluþan dikey sütunlar.
Gay – Lussac kanunu. Sabit hacimli bir miktar gazýn basýncý ile mutlak sýcaklýðý doðru orantýlýdýr.
H
Hacim. Maddenin uzayda kapladýðý boþluk.
Halojenler. Tuz yapýcý anlamýna gelen ve periyodik tabloda, atomlarýnýn son yörüngelerinde yedi elektron bulunduran elementlerin oluþturduðu 7A grubu.
Heterojen karýþým. Her noktasýnda ayný özellik göstermeyen karýþýmlardýr.
Hýzlandýrýcý. Elektron, proton ve alfa parçacýðý gibi yüklü parçacýklara çok yüksek kinetik enerji kazandýran alet.
Hidrat. Kristal yapýsýnda belirli miktarlarda su molekülü içeren bileþiklerdir.
Homojen karýþým. Her noktasýnda ayný özellikleri gösteren karýþýmlardýr.
Hund kuralý. Eþ enerjili orbitallere (2px, 2py, 2pz gibi) elektronlarýn paralel spinli maksimum sayýda eþleþmemiþ elektron saðlayacak þekilde yerleþtirilmesi.
I – Ý
Iþýk hýzý. Bütün elektromanyetik dalgalarýn boþluk kabul edilen, maddeden arýnmýþ ve havasý boþaltýlmýþ ortamda 3·108 cm/s lik bir hýzla ile ilerleyiþi.
Iþýn tedavisi. Radyoaktif ýþýmanýn tedavi amacýyla kullanýmý, radyoterapi.
Ýç geçiþ elementleri. Periyodik sistemin alt kýsmýnda yer alan ve f orbitallerinin dolmasýyla oluþan elementler. Aktinitler ve lantanitler.
Ýdeal gazlar. Bütün basýnç deðerlerinde Boyle kanununa uyan gazlarý tanýmlar. Gerçek gazlar yüksek sýcaklýk ve düþük basýnçta ideal davranýþa yaklaþýr.
Ýndirgen. Kimyasal reaksiyonlarda kendisi yükseltgenerek karþýsýndakini indirgeyen madde.
Ýndirgenme. Elementlerin elektron olarak bir deðerlikten daha düþük deðerliklere geçmesi.
Ýyon. elektriksel yük taþýyan atom ya da atom gruplarý. Ýyonlaþma. Gaz halindeki bir atomun en uzak yörüngesindeki en zayýf tutulan elektronunun koparýlmasý iþlemine denir.
Ýyonik bað. Bir metal ile ametal arasýnda elektron alýþ–veriþi sonucunda oluþan bað türü.
Ýyonik bileþik. Atomlarý arasýnda iyonik bað içeren bileþikler.
Ýyonlaþma enerjisi. Gaz halindeki nötr bir atomun bir elektronun uzaklaþtýrýlmasý için gerekli minumum enerji.
Ýzoelektronik. Deðerlik elektron sayýlarý ayný olan atom veya iyon türleri.
Ýzoton. Nötron sayýlarý ayný proton sayýlarý farklý olan atomlar.
Ýzotop. Proton sayýlarý ayný nötron sayýlarý farklý ya da bir baþka deðiþle atom numarasý ayný, kütle numarasý farklý olan atomlar.
J – K
Javel suyu. NaOH çözeltisinden CI2 gazý geçirilerek elde edilen ve hipoklorit CIO– iyonlarý içeren çamaþýr suyu olarak kullanýlan aðartýcý madde.
Kaba formül. Bir bileþikteki elementlerin sadece cinsini ve oranýný belirten en basit formül.
Kademeli reaksiyon. Birden fazla reaksiyon basamaðýna sahip reaksiyonlar serisi.
Kalkojen. Filiz yapan 6A grubu elementleri.
Kararlý bileþik. Kolaylýkla bozunup, ayrýþmayan bileþik
Karýþým. Ýki ya da daha fazla maddenin geliþigüzel oranlarda, kimyasal özelliklerini yitirmeden oluþturduklarý madde.
Katý. Belirli kütle, hacim ve þekli olan içine girdiði kabýn þeklini almayan madde hali.
Katlý oranlar kanunu. Ýki element aralarýnda birden fazla bileþik oluþturuyorsa, birinin sabit tutulan miktarýna karþýlýk diðerinin deðiþken miktarlarý arasýnda küçük ve tamsayýlarla ifade edilen bir oran vardýr.
Katot ýþýn tüpü. Uçlarýnda metal elektrot bulunan ve içerisine düþük basýnçta gaz konulup elektronlara elektriksel gerilim uygulanmasýyla gaz örneðinin ýþýk yaymasýný saðlayan tüp.
Katyon. Pozitif (+) yüklü iyon
Kaynama. Bir sývýnýn buhar basýncýnýn, ortam basýncýna eþit olmasý.
Kaynama noktasý. Bir sývýnýn buhar basýncýnýn, açýk hava basýncýna eþit olduðu andaki sýcaklýk deðeri.
Kelvin sýcaklýk cetveli. Mutlak sýcaklýktýr. Moleküllerinin ortalama kinetik enerjilerine göre kullanýlan sýcaklýk cetveli.
Kýsmî basýnç. Bir gazýn, içinde bulunduðu karýþýmýn toplam basýncý içerisinde sahip olduðu basýnç. Bir gazýn karýþým içersinde tek baþýna uyguladýðý basýnç.
Kýzýl ötesi ýþýnlar. Dalga boyu 10–6 m ile 10–4 m arasýnda olan zayýf enerjili dalgalar.
Kimya. Maddelerin özellikleri ile maddeler arasý etkileþimleri inceleyen bilim dalý.
Kimyasal denklem. Kimyasal reaksiyon oluþumunu sembollerle gösteren denklem.
Kimyasal formül. Bileþiðin bileþimini kimyasal sembol ve rakamlar kullanarak gösterme þekli.
Kimyasal özellik. Maddenin iç yapýsýyla ilgili özellikler.
Kimyasal reaksiyon. Bir ya da daha fazla maddelerin bir veya birden fazla farklý maddelere dönüþtüren bir çeþit deðiþimlerdir. Kýsaca yeni oluþumlara sebebiyet verecek þekilde atomlarýn baþka diziliþlerini saðlayan iþlemler.
Kinetik teori. Gaz ve sývý moleküllerinin davranýþlarýný kuramsal olarak açýklayan teori.
Konsantrasyon. Çözeltide çözünmüþ olan göreceli madde miktarýdýr. Düþük konsantrasyonlu çözeltilere seyreltik, yüksek konsantrasyonlu çözeltilere deriþik çözelti denir.
Kontrol çubuðu. Nükleer bir reaktörün kalbine yerleþtirilen, zincirleme fizyon reaksiyonunu kontrol altýna almaya yarayan çubuk. Genellikle bor, kadmiyum veya zirkonyum gibi elementlerden yapýlýr ve ortamdaki nötronlarý soðurmak için kullanýlýr.
Kovalent bað. Ýki elektronun iki atom tarafýndan paylaþýlmasý ile oluþan bað.
Kovalent bileþikler. Atomlarý arasýnda kovalent bað içeren bileþikler.
Kritik kütle. Bir nükleer fizyon reaksiyonun kendiliðinden zincirleme olarak devam edebilmesi için gerekli olan nükleer yakýt kütlesi.
Kromatografi. Çözücü ve ayýrt edici ortam kullanarak çözünen madde karýþýmýný bileþenlerine ayýrma metodu.
Küresel simetri. Bir element atomunun deðerlik orbitallerinin tam ya da yarý dolu olma hali,
Kütle. Deðiþmeyen madde miktarý.
Kütlenin korunumu kanunu. Bir kimyasal reaksiyonda, reaksiyona giren maddelerin kütleleri toplamý, reaksiyon sonucu elde edilen ürünlerin kütleleri toplamýna eþittir.
L – M – N
Lewis yapýsý. Deðerlik elektronlarýnýn noktalarla gösterilmesi ile yazýlan formüller.
Ligand. Kompleks iyonlarda merkez atomu saran komþu gruplardan her biri.
Lantanitler. Lantanyum (89La) elementinden sonra gelen ve 5f orbitallerinin dolmasýyla oluþan 14 element.
Madde. Uzayda yer kaplayan kütlesi olan herþey.
Makroskobik. Çýplak gözle incelenebilen.Manome tre. Kapalý kaptaki gazlarýn basýncýný ölçmek için kullanýlan düzenek.
Metal. Kimyasal reaksiyonlarda pozitif deðerlik alan ve kendine has bir kakým özellikleri olan element.
Mikrodalgalar. Dalga boyu 10–8 ile 10–1m arasýnda bulunan düþük frekanslý dalgalar.
Mikroskobik. Mikroskop olmadan, çýplak gözle ölçülemeyen çok küçük yapýlar.
Mineral. Belli bir formülü olan doðada saf halde bulunan metal bileþiði.
Mol. 6,02·1023 adet tanecik, atom veya molekül.
Mol kesri. Bir gazýn mol sayýsýnýn, gazýn içinde bulunduðu karýþýmýn toplam mol sayýsýna oraný.
Molal donma noktasý azalmasý sabiti. Bir molal parçaçýk içeren çözücünün donma noktasýndaki azalma miktarý.
Molal kaynama noktasý yükselmesi sabiti. Bir molal parçaçýk içeren çözücünün kaynama noktasýndaki artma miktarý.
Molalite. Bir kilogram çözücü içerisinde çözünmüþ maddenin mol sayýsý.
Molarite. Bir litrede çözeltide çözünmüþ olan maddenin mol sayýsý.
Molar hacim. 1 mol maddenin kapladýðý hacim.
Molar kütle. 1 mol atom veya molekülün gram cinsinden aðýrlýðý.
Molekül. Bileþiði oluþturan en küçük yapý.
Molekül formülü. Molekülü oluþturan atomlarýn sayýsýný tam olarak gösteren formül.
Molekül–gram. Bir mol kovalent baðlý bileþiðin kütlesi.
Molekül kütlesi. Bir moleküldeki atomlarýn akb cinsinden toplam kütlesi.
Mor ötesi ýþýnlar. Dalga boyu 10–8 m ile 10–10 m arasýnda olan yüksek enerjili dalgalar
Net iyon denklemi. Kimyasal reaksiyonda sadece rol alan iyonlarýn gösterildiði bir kimyasal denklem.
Normal kaynama noktasý. Deniz seviyesindeki bir sývýnýn buhar basýncýnýn, açýk hava basýncýna (760 mmHg) eþit olduðu andaki sýcaklýk deðeri.
Normalite. Bir litre çözeltide çözünmüþ maddenin eþdeðer-gram sayýsý.
NÞA. Sýcaklýðýn 0°C ve basýncýn 1 atm olan durum.
Nötr oksit. Ametallerin oksijence fakir olan oksitleridir.
Nötron. Atomun çekirdeðinde bulunan ve kütlesi yaklaþýk 1 akb olan yüksüz tanecik.
Nötürleþme reaksiyonu. Asitlerle, bazlar arasýnda oluþan reaksiyonlar.
Nükleer enerji. Radyoaktif reaksiyonlar sonucu açýða çýkan enerji, atom enerjsi.
Nükleer reaktör. Ýçerisinde nükleer fizyon reaksiyonunun kontrollü bir þekilde gerçekleþtirildiði sistem.
Nükleer yakýt. Nükleer reaktörde enerji üretmek için kullanýlan bölünebilen izotoplarý içeren madde.
Nükleon. Proton ve nötron gibi atom çekirdeðini oluþturan temel parçacýklar.
O – Ö - P
Oksi asit. Yapýsýnda oksijen bulunduran asitler.
Oksidasyon sayýsý. Bileþikteki bir atomun deðerliði, bir elementin yükü.
Oksit. Oksijenin soygazlar ve flor haricindeki elementlerle yaptýðý bileþikler.
Ortalama serbest yol. Bir gaz molekülünün ortalama olarak iki çarpýþma arasýnda aldýðý yol.
Oktet. Bir atomun en dýþ enerji seviyesindeki elektron sayýsýnýn 8 olmasý hali.
Orbital. Çekirdeðin etrafýnda dönen elektronlarýn bulunma ihtimali en yüksek olduðu bölgeleri ve elektronlarýn hareketini belirleyen matematiksel dalga denklemi.
Ozmos. Bir çözücünün yarý geçirgen bir zardan daha deriþik bir çözeltiye geçmesi.
p–bloku. Periyodik tabloda p–orbitallerinin dolmakta olduðu elementler grubu.
Pauli prensibi. Bir atomda dört quantum sayýlarda birbirinin tamamen ayný olan iki elektron bulunamaz.
Periyot. Periyodik sistemdeki yatay sýralar.Periyodik tablo. Kimyasal ve fiziksel özellikleri göz önünde tutularak elementlerin atom numaralarýna göre sýralanýþýný gösteren çizelge.
Peroksit. O2–2 iyonu içeren oksit bileþikleridir.
Plazma. Gaz fazýndaki atomlarýn çok yüksek sýcaklýklarda iyonlaþarak çekirdek ve elektronlarýna ayrýþmasý sonucu oluþan akýþkan madde.
R – S – T
Proton. Atomun çekirdeðinde bulunan kütlesi 1 akb lik +1 yüklü atom altý parçacýklarý.
Pozitron parçacýðý. Radyoaktif bir elementin çekirdeðindeki bir protonun bir nötrona dönüþmesi ile açýða çýkan pozitif yüklü elektron.
Radyasyon. Enerjinin elektromanyetik dalgalar ya da parçacýklar halinde yayýlmasý.
Radyoaktiflik. Çekirdeðinin kararsýzlýðýndan dolayý bir atomun kendiliðinden, sürekli olarak çeþitli ýþýmalar yaparak enerji yaymasý.
Radyoaktif izleyici. Biyolojik ve kimyasal süreçlerin izlenmesinde kullanýlan radyoaktif özelliðe sahip izotoplar.
Radyoaktif olay. Atomun çekirdeðinde meydana gelen herhangi bir deðiþiklik.
Radyoaktif serpinti. Bir nükleer patlama sonucu atmosfere yayýlan radyoaktif atýklarýn rüzgar ya da yaðmurla tekrar yeryüzüne inmesi.
Radyografi. X ya da gama ýþýmasý yardýmý ile film ya da duyarlý plaka üzerinde görüntü elde etme yöntemi.
Radyoizotop. Bir elementin radyoaktif özellik gösteren izotoplarý.
Raoult Kanunu. Çözeltinin uçucu olan bir bileþieninin buhar basýncý, bu bileþenin mol kesri ile saf sývýsýnýn buhar basýncý çarpýmýna eþittir.
Rutherford atom modeli. Atomun çekirdeðinde proton bulunup, çekirdeðin etrafýnda týpký güneþ sistemindeki gezegenler gibi dönen elektronlar mevcuttur.
s–bloku. Periyodik tablonun sol tarafýnda metal atomlarýn oluþturduðu blok.
Sabit. Bir fiziksel niceliðe ait deðiþmez deðer. Örneðin : Iþýk hýzý ve Avogadro sayýsý birer sabittir.
Sabit oranlar kanunu. Herhangi bir bileþiði oluþturan maddelerin kütleleri arasýnda daima sabit bir oran vardýr.
Sert su. Sabun ile köpük oluþturmayan su. Eðer su içerisinde sertliðe sebep olan HCO3– iyonu ve buna baðlý katyonlar var ise bu tür sulara geçici sertliðe sahip sular denir. Eðer sertliðe HCO3– den baþka (SO4–2 gibi) iyonlar sebep oluyorsa böyle sulara kalýcý sertliðe sahip sular denir.
Seyreltik çözelti. Göreceli olarak az miktarda çözünen içeren çözelti.
Seyreltme. Bir çözeltinin konsantrasyonunun, çözeltiye çözücü eklemek sureti ile azalmasý.
Sýcaklýk. Termal iliþki içindeki maddeler arasýnda meydana gelen ýsý akýþýný tanýmlayan fiziksel özellik.
Sývý. Maddenin hali. Kütlesi ve hacmi belli olan fakat belirli bir þekli olamayan maddedir. Bu yüzden içine konulduðu kabýn þeklini alýr.
Sývý basýncý. Sývý tarafýndan birim yüzeye uygulanan basýnç.
Sývý – buhar basýncý. Buhar fazýna geçen, sývý moleküllerinin uyguladýðý basýnç.Sývý – buhar dengesi. Bir sývýdaki moleküllerin sývý fazdan, gaz fazýna geçme (buharlaþma) hýzlarý ile gaz fazýndan, sývý fazýna geçme hýzlarýnýn (yoðunlaþma) eþit olmasý hâli..
Standart sýcaklýk ve basýnç. 273,15 K veya 0°C ve 101,33 kPa veya 1 atm (760 mmHg).
Stokiyometri. Kimyasal reaksiyonlardaki giren maddelerle, ürünler arasýndaki kütle iliþkileri.
Soðutma etkisi. Buharlaþma olan ortamda, ortalama kinetik enerjileri fazla olan moleküllerin sývýdan, gaz fazýna geçmelerinden dolayý ortamýn kinetik enejisinin azalmasý yani ortamýn soðumasý.
Soygaz. Kimyasal reaksiyonlara karþý ilgisiz elementler. Periyodik tablodaki 8A grubu elementleri.Ýnert veya asal gaz olarakta bilinirler.
Sulu çözelti. Çözücüsünün su olduðu çözelti.
Temel hâl. Bir atomun bütün elektronlarýnýn en düþük enerjili haline sahip olduðu durumdaki elektron daðýlýmý.
Termokimya. Kimyasal reaksiyonlardaki ýsý deðiþimini inceleyen kimya bilimi.
Thomson atom modeli. Atom bir küre þeklinde olup, içerisinde protonlar ve elektronlar rast gele yerlere,týpký kekin içerisindeki üzüm gibi daðýlmýþ halde bulunurlar.
Toprak alkali metaller. Periyodik tablonun 2A grubunda bulunan metaller.
Transuranyum elementleri. Atom numarasý 92 den (Uranyum elementinin atom numarasýndan ) büyük olan elementler.
Tuz. Asitlerle, bazlarýn reaksiyonu sonucu oluþan ürün.
U – Ü – V – Y – Z
Uçucu sývý. Moleküller arasýnda çekim kuvveti ve kaynama noktasý düþük , buna karþýlýk buhar basýncý yüksek olan sývý.
Uçucu olmayan sývý. Moleküller arasýnda çekim kuvveti ve kaynama noktasý yüksek, buna karþýlýk buhar basýncý düþük olan sývý.
Uyarýlmýþ hâl. Temel haldeki bir elektronun, dýþarýdan enerji verilerek daha kararsýz olan bir dýþ yörüngeye çýkarýlmasý hâli.
Ürün. Kimyasal reaksiyon sonucu oluþan maddeler.
Yanma. Isý ve ýþýk yayan reaksiyondur. Genelde organik maddelerin havadaki oksijenle reaksiyona girerek karbondioksit ve su oluþturduðu reaksiyonlara yanma reaksiyonu denir.
Yapay radyoaktiflik. Radyoaktif olmayan bir çekirdeðin yüksek enerjiye sahip çeþitli tanecikler ile bobardýmaný sonucu kararsýz hale getirilmesi.
Yoðunlaþma. Ortalama kinetik enerjileri düþük olan gaz fazýndaki moleküllerin sývý fazýna geçmeleri.
Yük. Nötr bir yapý olan atomdan, elektron uzaklaþtýrarak ya da elektron ilave ederek oluþturulan elektrik miktarý.
Yükseltgen. Kimyasal reaksiyonlarda elektron alarak (indirgenerek) karþýsýndakini yükseltgeyen madde.
Yükseltgenme. Elementlerin elektron vererek bir deðerlikten daha yüksek deðerliklere geçmesi.
Yükseltgenme basamaðý. Bir elementin elektron alarak veya elektron vererek aldýðý deðerlik, elektriksel yük.
Yükseltgenme reaksiyonu. Elementlerin, oksijenle yaptýðý reaksiyon.
Yüzey gerilimi. Moleküller arasý çekim kuvvetinden dolayý sývýnýn yüzeyinde oluþan kuvvet.
Yüzde kütle. Bir elementin, 100 gram bileþiðindeki kütlesi.
Yüzde Verimi. Bir kimyasal tepkimeden elde edilen ürünün, ayný tepkimeden kuramsal olarak elde edilebilecek ürün miktarýna bölünerek bulunan ve yüzde ile ifade edilen miktarý.
Zincirleme reaksiyon. Nükleer fizyon reaksiyonundan 235U gibi bölünebilen çekirdeklerin nötron kaparak yeni çekirdeklere bölünmesi ve daha fazla sayýda nötron oluþturmasý. Oluþan bu yeni nötronlar sayesinde reaksiyon büyüyerek ilerler.
KIYIYI GÖZDEN KAYBETMEYE CESARET ETMEDIKCE ÝNSAN, YENÝ OKYANUSLAR KESFEDEMEZ!
There are currently 1 users browsing this thread. (0 members and 1 guests)